İnsan, mütevazılığını ilim ve edepten almıştır. Onu güçlü ve değerli kılan en temel faktör hiç şüphesiz ilim yolunda kat ettiği mesafedir. İrfan yolunda, ilim adına alınan yollarda çekilen meşakkatler insanı kemale erdirir. Üçüncüoğlu Sülalesi’nin tarihsel süreçten günümüze bu yolda yetişen sayısız ferdi olduğu tarihi kaynaklarda da sabittir. Şöyle ki Üçüncüzade Ömer Paşa’nın tahsilini sarayda almış olması, dedesinin ve ailenin diğer fertlerinin de ilim yolunda amel ettikleri kaynaklarda mevcuttur. Hülasa, Üçüncüzade Sülalesi ilim ve irfanla donanmış; erdem, edeple bezenmiş kişilerden mürekkep mümtaz bir sülaledir. Üçüncüzade Ömer Paşa on iki yaşında köyünden alınarak İstanbul’a götürülmüş, sarayda eğitim görerek vezirliğe kadar yükselmiş, Vidin savunmasına katılarak şöhret kazanmış, I. Mahmud zamanında Dersim isyanını bastırarak padişahın gözüne girmiş ve Trabzon’a üç tuğlu vezir payesi ile (vali olarak) gönderilmiş ve kendi imkanlarıyla Güzelhisar Kalesini yaptırmıştır.
Trabzon’un denize nazır İskenderpaşa Mahallesinde yer alan bu saray, Yenisaray ibaresiyle vakfiyeye kaydedilmişti. Bu saray o zamanlar Trabzon’un en büyük ve en güzel binası olarak kabul edildiğinden zamanla Güzelsaray olarak isimlendirilmiştir. Şu an Güzel Hisar Kalesi olarak bilinen kalenin gerçek sahipleri olan Üçüncüoğlu Sülalesi, ellerindeki tapularıyla birlikte Üçüncüzade Eğitim ve Kültür Vakfı Kurucu Başkanı merhum Adnan Güngör ÜÇÜNCÜOĞLU önderliğinde hukuki süreci başlatmış ve kendilerinin Üçüncüzade Ömer Paşa Vakfının vakıf evladı olduklarını, dolayısıyla zikredilen Kalenin mirasçıları olduklarını kanun nezdinde de ispatlamışlardır. Devam eden hukuki süreçte Üçüncüzade Ömer Paşa’nın şahsına ait olan ve 1740 yılında kendi kurduğu Üçüncüzade Ömer Paşa Vakfına kaydını yaptırdığı kalenin kazanılmış bir hak olarak 2021 yılında kurulan Üçüncüzade Eğitim ve Kültür Vakfına tescil edilmesi beklenmektedir.
ÜÇÜNCÜZADE ÖMER PAŞA
Torul’un Manastır köyünden, tahmini 1690’lı yıllarda doğdu. Babası Mehmet Bey Trabzon’un Osmanlı tarafından istilasında 1461’de Trabzon’a gelmiştir. 1479 yılında Torul’un fethi ile Manastır bölgesinin o zaman büyük bir bölge olması nedeniyle buranının idaresi Üçüncüoğullarına verilmiştir.
Sarayda eğitim alan Ömer Üçüncü-zade, silah konusunda da eğitim alarak subaylığa kadar yükselmişti. Vidin savaşında Paşalık rütbesine yükseltilmiştir.
Birinci Sultan Mahmut zamanında doğu bölgelerindeki isyanları bastırarak padişahın gözüne girmiş ve Trabzon’a tam salahiyetli ve üç tuğlu vezir olarak gönderilmiştir.
İlk defa Görele kalesini fethetmiştir.
Ömer Paşa 1739– 1745- arasında iki kez Trabzon Valiliği görevini yerine getirmiş, 1945 yılında paşayı ortadan kaldırmak isteyenlerin çıkarttığı fitneler sonucunda 1. Sultan Mahmud’un gazabına uğrayarak kellesi vurdurularak idam edilmiştir. Ömer Paşa üzerindeki mal varlığının tamamına yakınını 1740 yılında kendi kurduğu vakfa bağışlamıştır. Böylece daha önce kendisine ait olan tüm mülkler Üçüncüzade Ömer Paşa Vakfı kaydına girmiştir.
Ömer Paşanın on iki yaşında köyünden alınarak İstanbul’a götürüldüğü, Saray’da eğitim görerek vezirliğe kadar yükseldiği, Vidin savunmasına katılarak şöhret kazandığı, I. Mahmud zamanında Dersim isyanını bastırarak padişahın gözüne girdiği, Trabzon’a üç tuğlu vezir payesi ile (vali olarak) gönderildiği efsaneleşmiş bir anlatı hâline gelmiştir.
Babasının ulema sınıfı ile irtibatlı olması vesilesiyle olsa gerek Ömer’in İstanbul’a giderek burada eğitim aldığı ve zamanla devlet örgütünde yer edindiği anlaşılmaktadır. Rum-ili Payesi ile Trabzon eyaletini idare etmesi Ömer Paşanın Avusturya ile yapılan savaşlara katıldığı ve başarılı olduğunun göstergesidir.
Canik sancağı muhassıllığını 1737 yılında malikâne olarak işleten/vergilendiren üç kişi arasında Üçüncüzâde Ömer Bey de yer almakta olup, bu bilgi Üçüncüzâde Ömer hakkındaki arşive dayalı ilk bilgi olması açısından önemlidir.
Ömer Paşa, 21 Temmuz 1739 tarihli bir belgeye göre Karahisar-ı Şarkî (Şebinkarahisar) sancağı mutasarrıfı olarak görev yapmaktadır. Bu esnada İbrahim Paşa, Trabzon valisi olarak görev yapmaktaydı. Şebinkarahisar sancağına atanmış ve böylece bir becayiş gerçekleşmiştir.
Ömer Paşa’nın Harşit vadisinden yol yaptırdığı, doğduğu yer olan Manastır köyünde Cenevizliler’den kalma kalede medrese kurduğu, Sivas’ta köprü yaptırdığı, Görele kalesi ve Elegü iskelesinde hayratları bulunduğu, Trabzon’da ise güzel bir saray (Güzelhisar Kalesi), ile Yeni Cuma mahallesindeki Sultan Mehmed Camii’nin yanında bir medrese ve Uzunsokak’ta bir çeşme yaptırdığı anlatılmaktadır.orul’un Manastır köyünden, tahmini 1690’lı yıllarda doğdu. Babası Mehmet Bey Trabzon’un Osmanlı tarafından istilasında 1461’de Trabzon’a gelmiştir. 1479 yılında Torul’un fethi ile Manastır bölgesinin o zaman büyük bir bölge olması nedeniyle buranının idaresi Üçüncüoğullarına verilmiştir.
Sarayda eğitim alan Ömer Üçüncü-zade, silah konusunda da eğitim alarak subaylığa kadar yükselmişti. Vidin savaşında Paşalık rütbesine yükseltilmiştir.
Birinci Sultan Mahmut zamanında doğu bölgelerindeki isyanları bastırarak padişahın gözüne girmiş ve Trabzon’a tam salahiyetli ve üç tuğlu vezir olarak gönderilmiştir.
İlk defa Görele kalesini fethetmiştir.
Ömer Paşa 1739– 1745- arasında iki kez Trabzon Valiliği görevini yerine getirmiş, 1945 yılında paşayı ortadan kaldırmak isteyenlerin çıkarttığı fitneler sonucunda 1. Sultan Mahmud’un gazabına uğrayarak kellesi vurdurularak idam edilmiştir. Ömer Paşa üzerindeki mal varlığının tamamına yakınını 1740 yılında kendi kurduğu vakfa bağışlamıştır. Böylece daha önce kendisine ait olan tüm mülkler Üçüncüzade Ömer Paşa Vakfı kaydına girmiştir.
Ömer Paşanın on iki yaşında köyünden alınarak İstanbul’a götürüldüğü, Saray’da eğitim görerek vezirliğe kadar yükseldiği, Vidin savunmasına katılarak şöhret kazandığı, I. Mahmud zamanında Dersim isyanını bastırarak padişahın gözüne girdiği, Trabzon’a üç tuğlu vezir payesi ile (vali olarak) gönderildiği efsaneleşmiş bir anlatı hâline gelmiştir.
Babasının ulema sınıfı ile irtibatlı olması vesilesiyle olsa gerek Ömer’in İstanbul’a giderek burada eğitim aldığı ve zamanla devlet örgütünde yer edindiği anlaşılmaktadır. Rum-ili Payesi ile Trabzon eyaletini idare etmesi Ömer Paşanın Avusturya ile yapılan savaşlara katıldığı ve başarılı olduğunun göstergesidir.
Canik sancağı muhassıllığını 1737 yılında malikâne olarak işleten/vergilendiren üç kişi arasında Üçüncüzâde Ömer Bey de yer almakta olup, bu bilgi Üçüncüzâde Ömer hakkındaki arşive dayalı ilk bilgi olması açısından önemlidir.
Ömer Paşa, 21 Temmuz 1739 tarihli bir belgeye göre Karahisar-ı Şarkî (Şebinkarahisar) sancağı mutasarrıfı olarak görev yapmaktadır. Bu esnada İbrahim Paşa, Trabzon valisi olarak görev yapmaktaydı. Şebinkarahisar sancağına atanmış ve böylece bir becayiş gerçekleşmiştir.
Ömer Paşa’nın Harşit vadisinden yol yaptırdığı, doğduğu yer olan Manastır köyünde Cenevizliler’den kalma kalede medrese kurduğu, Sivas’ta köprü yaptırdığı, Görele kalesi ve Elegü iskelesinde hayratları bulunduğu, Trabzon’da ise güzel bir saray (Güzelhisar Kalesi), ile Yeni Cuma mahallesindeki Sultan Mehmed Camii’nin yanında bir medrese ve Uzunsokak’ta bir çeşme yaptırdığı bilinmektedir.
